Eşikten Sonrası Sergisi Açılıyor!

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü işbirliğiyle düzenlenen, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’ne bağlı yüksek lisans ve sanatta yeterlik programlarında öğrenim gören öğrencilerin katılımına açık, jürili bir sanat seçkisidir. Farklı disiplinlerden üretimlerin bir araya gelmesi; liminalite kavramının disiplinlerarası doğasıyla örtüşen çok katmanlı bir okuma alanı sunmayı hedefler. Resim, heykel, seramik, grafik, fotoğraf, video, performans ve yeni medya gibi farklı ifade biçimleri; eşikten sonraki hâlin bedensel, mekânsal, zamansal ve simgesel boyutlarını tartışmaya açar.

 

 

Sergi, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi Arif Hikmet Koyunoğlu Sergi Salonu’nda, 10-31 Mart 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşacaktır. Müzenin tarihsel ve kültürel belleğiyle kuracağı ilişki, serginin geçiş, dönüşüm ve yeniden konumlanma temalarını mekânsal düzlemde de güçlendirmeyi amaçlar. Ayrıca T.C. Kültür ve Turim Bakalığı ve Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü iş birliği, akademik üretim ile kamusal kültür kurumları arasında güçlü bir bağ kurulmasını sağlamayı hedeflemektedir. Bu iş birliği, genç sanatçıların üretimlerini müze gibi tarihsel ve kurumsal bir mekânda görünür kılarak sanat eğitiminin uygulama alanını genişletir. Aynı zamanda üniversitenin güncel ve deneysel üretimleri ile müzenin kültürel belleği arasında karşılıklı bir etkileşim yaratarak, sanatın sürekliliğine ve çoğulcu gelişimine katkıda bulunur.

Eşikten Sonrası, geçiş hâlinin tamamlanmasının ardından ortaya çıkan belirsiz, kırılgan ve henüz sabitlenmemiş varoluş durumlarını odağına alan bir sergi önerisidir. Arnold van Gennep’in geçiş ritüelleri kuramında tanımladığı ve Victor Turner’ın geliştirdiği eşiktelik (liminalite) kavramından hareketle sergi, bireyin ya da topluluğun eski statüsünden koparak yeni bir konuma yerleşmeye çalıştığı “sonrası”na odaklanır.

Geçiş ritüellerinde eşik evresi; tanımların askıya alındığı, kimliklerin muğlaklaştığı, hiyerarşilerin geçici olarak çözüldüğü bir ara alanı ifade eder. Ancak Eşikten Sonrası, bu ara alanın tamamlanmasının ardından ortaya çıkan durumu sorgular: Yeniden bir araya gelme gerçekten mümkün müdür? Yeni statü, eskiye göre daha sağlam mı yoksa daha kırılgan mıdır? Dönüşüm tamamlanmış mıdır, yoksa eşik hâli yeni biçimlerde sürmekte midir? 

Victor Turner’ın işaret ettiği üzere eşikte olan varlık “ne burada ne de oradadır”; yasa, gelenek ve toplumsal sınıflandırmaların dışında konumlanır. Bu sergi, tam da bu dışarılığın ardından gelen süreci görünür kılmayı amaçlar. Eşikten sonra beliren durum; bazen yeni bir kimliğin inşası, bazen aidiyetin kalıcı olarak yitirilmesi, bazen de sürekli bir arada kalmışlık hâlidir. Bu bağlamda sergi, dönüşümün yalnızca umut ve yeniden doğuşla değil; kayıp, belirsizlik, yabancılaşma ve kırılganlıkla da ilişkili olduğunu vurgular.

Eşikten Sonrası, bireysel ve toplumsal dönüşümlerin güncel sanat pratikleri aracılığıyla yeniden düşünülmesini öneren; geçişin tamamlandığı varsayılan noktada hâlâ süren belirsizlikleri görünür kılan bir karşılaşma alanı olarak kurgulanmaktadır.