Danışman: Doç. Serap EMMUNGİL KARAMANOĞLU
Yazar: Fide Lale DURAK
İzolasyonun, tarihselliği ve güncelliğinden yola çıkılarak, toplumsal yönetim sistemleriyle
ilişkisi incelenen günlük hayatta izolasyonun sanatsal imgeleri, bu tezde kişilerin izole
oldukları çeşitli durumlarla birlikte ele alınmıştır. Michel Foucault’nun, Karl Marx ve
Friderich Engels’in düşüncelerinden hareketle kapitalist yönetim sisteminin sebep olduğu
yabancılaşma, kişilerin toplumda izole hissetmesi sonuçlarıyla değerlendirilmiştir. Günlük
hayata kavramsal yaklaşım geliştirebilmek ve günlük hayatta boş vakitlerde yaşanan
yabancılaşmayı açıklayabilmek için Henri Lefebvre’nin görüşlerinden faydalanılmıştır.
Mekânın kavramsal tartışmasında Martin Heidegger, Michel de Certeau ve Michel
Foucault’nun düşüncelerine karşılaştırmalı olarak başvurulmuştur.
İzolasyonun yaşandığı özel bir mekân olan ev ayrıca ele alınmış ve ev tartışması için
fenomenoloji ile psikolojinin yaklaşımlarından faydalanılmıştır. Bu noktada Gaston
Bachelard, Alberto Eiguer, Sigmund Freud ve Carl Gustave Jung’un düşünceleri ile bu
konuda yapılan sanatsal çalışmalar değerlendirilmiştir.
Tez kapsamında üretilen sanatsal çalışmaların konusunu, günlük hayatta izolasyon mekânı
ile kamusal ve özel mekânlarda izolasyon oluşturmuş; izolasyonun ev içindeki etkilerinden
yola çıkılarak, bireylerin mekânla birlikte değişimleri, değişimin duygusal yansımaları ve
üretilen sanat eserlerine olan kavramsal etkileri bir arada ele alınmıştır.
Anahtar sözcükler: İzolasyon, günlük hayat, ev, kadın, yalnızlık, yabancılaşma, kadın,
evde kal, pandemi, resim, sanat.