Danışman: Doç. Ozan Bilginer
Yazar: Elif Su DEMİR
Sanat pratiğinin ifade edilmesi için gerekli altyapının inşa edilmesinde "sınır", "disiplin" ve "disiplinlerarasılık" kavramları, sanatın farklı alanlar arasındaki etkileşimi ve işbirliğini sağlayarak zenginleşmesine katkıda bulunmaktadır. 20. yüzyılın sonlarında bilgisayar teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, yeni bir ifade dili ortaya çıkmış ve sanatta yeni anlatım olanakları gelişmeye başlamıştır. Bu süreç, günümüzde hızlanarak devam etmekte ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanat eserleri yeni anlatım dilleriyle şekillenmektedir.
1970'li ve 1980'li yıllarda sanatta malzeme kullanımı ve kavramsal yaklaşımlar konusundaki farklılaşma eğilimleri, multidisipliner sanat anlayışının ortaya çıkışını tetiklemiştir. Bu anlayış, teknolojiyi sadece bir araç olarak değil, sanat eserinin olanaklarını belirleyen temel bir unsur olarak kabul etmiştir. Dijital, internet ve yazılım sanatı gibi kavramlar 20. yüzyılda sanatın dönüşümünü hızlandırmış, sanat eserlerinin oluşturulmasında teknolojinin önemi giderek artmıştır.
Disiplinlerarasılık, sanatın estetik değerlerinin ötesine geçerek toplumsal, kültürel ve psikolojik anlamlar kazanmasını sağlamaktadır. Kapitalizmin rekabetçi ortamında teknolojinin sunduğu yeni olanaklar, sanat üretim süreçlerini çeşitlendirmekte ve her yeni teknolojik ürün, onu kullanmak için gerekli bilgi birikimini de beraberinde getirmektedir. Bu durum, sanatçının geleneksel sanat üretim araçlarının yanı sıra farklı disiplinlerin bilgi ve birikimlerine de yer vermesini zorunlu kılmaktadır. 21. yüzyılın teknolojik yeniliğe bağımlı kapitalist ortamında, sanat ve mühendislik iş birlikleri, sanat üretim pratiklerini köklü bir şekilde değiştirmektedir.
Anahtar sözcükler: Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Malzeme, İnterdisipliner, Dijital