Danışman: Doç. Zuhal Boerescu
Yazar: Ufuk Ata Öztürk
İnsanlık, ilk günlerinden itibaren yaşamını gündelik hayatın sınırları içerisinde sürdürmüştür. Gündelik hayat, yaşamsal tekrarlara dayansa da birey ve toplum üzerinde etkili olan, devlet ve kapitalizm tarafından düzenin devamını sağlamak amacıyla oluşturulmuş denetim mekanizmalarını da barındırır. Çalışma saatleri, tüketim pratikleri gibi alanların inşa ettiği denetim mekanizmaları gündelik hayata fazladan döngüler eklemektedir. Bununla birlikte, kapitalist sistemde sermaye birikimi amacıyla yürütülen faaliyetlerin yarattığı ekolojik tahribat, olası bir felaket düşüncesini beslemekte ve daimi bir döngü içinde süren gündelik hayatın içini boşaltarak onu beyhude bir çabaya dönüştürmektedir. Sanatçılar ise kimi zaman sistemi eleştirse de kapitalizmin sanat dünyasına hâkim yapısı, karşıt söylemleri çoğu zaman geçersizleştirebilmektedir. Bu nedenle sanatçı, sistemin kurallarıyla varlığını sürdürerek ve sömürü düzeninin bir parçası olarak üretim yapmaya devam eder.
Geçmişte gündelik hayatı anlamlandırma çabasının bir ürünü olan mitlerden biri de Sisifos’un hikâyesidir. Sisifos, ceza olarak bir kayayı dağın zirvesine sürüklemekle yükümlüdür, ancak kaya her defasında geri yuvarlanır ve bu eylemi sonsuza dek tekrar etmek zorunda kalır. Sisifos, tez kapsamında üretilen çalışmalarda günümüzün umutsuz atmosferini ve beyhude çaba hissini ifade etme amacıyla metafor olarak kullanılmış; çalışmaların, görünmez tekrarların fark edilmesinde görsel bir başlangıç noktası oluşturması amaçlanmıştır.
Literatür taramasıyla elde edilen bilgiler, araştırma kapsamında üretilen çalışmalar ve bu çalışmalarla plastik bağlamda ilişkilendirilen sanatçıların yapıtlarının çözümlemesi üzerinden analiz edilmiştir. Tez boyunca olumsuz bir perspektifle ele alınan gündelik hayat, tezin sonunda farklı bir bakış açısına evrilmiştir. Gündelik hayatı anlamlandırmanın ve zorluklarıyla başa çıkmanın yollarından biri sanatsal üretimdir. Çıkışı olmayan bir döngüde geriye kalan tek eylem var olmaktır; bu var oluş ise başlı başına bir eleştiri ve başkaldırıdır.
Anahtar sözcükler: Gündelik hayat, eleştiri, Sisifos, devlet, kapitalizm.